Bölüm 10: Sudan Karaya Çıkış

Bu hafta tetrapodların (bizim gibi 4 bacaklı hayvanların) evrimsel tarihinin tozlu sayfalarında dolaşıyoruz. 10 sene önce Kanada’nın arktik bölgesinde keşfedilen ve paleontoloji camiasını titreten 400 milyon yıllık fosil Tiktaalik’i konuşuyoruz. Hayvanların sudan karaya geçişinde ve karayı istila edişinde kilit bir dönemi temsil eden Tiktaalik fosili, balıkların anatomik adaptasyonlarda hangi süreçlerden geçtiklerine ışık tutuyor. Anatominin yürümek için, havadaki oksijeni kullanmak için ve yer çekimine karşı gerekli kemik ve kas yapılarını oluşturmak için nasıl değiştiğini, fosilin bulunuş hikayesi ile birlikte işliyoruz.
Lafı fazla uzatmadan, sözü Tiktaalik’in kendisine bırakalım.

Beyhude dolandım ey yar boşa evrildim

Benim sadık yarim kara topraktır, kara topraktır 

Aşık Tiktaalik
Kazana bas, porsiyonu indir!
bk_logo_son_kulpsuz-kucuk


Bölüm 9: Uzay Yolu

Gezegenimizden binlerce ışık yılı uzakta bilinmeyen bir cisim etrafındaki bütün enerjiyi merkezine doğru büyük bir kuvvetle çekiyordu.

‘Olay ufkuna yaklaşıyoruz’, dedi İlker. Bu çizgiyi geçtikleri anda ışığın bile kaçamadığı bir çekim kuvvetine tabi olacaklardı.

Kaptan Bülent kontrol panelinin önündeki yerini aldı, ‘Yapabileceğimiz birşeyler olmalı! Alp, en azından bugünün burcunu oku, Merkür geri çekildiği zaman elektronik aletlerin bahtı kapalı oluyordu değil mi?’ dedi, ümitsizce birkaç kelime daha mırıldandı.
Alp doğruldu, ‘Bahtı kapalı olanın tahtı açık olurmuş Kaptanım!’
Doktor Aysu ışıkları açtı. Hastaların sakinleştirici vakti çoktan geçmişti.
Bu bölümde burçlardan girdik, karadeliklerden çıktık! Bizden binlerce ışık yılı uzaklıktaki yıldızların pulsar sinyallerini dinledik, uzayın beyaz cücelerinden bahsettik, elementlerin doğuşundan yıldızların ölümüne bütün kosmosu baştan sona önünüze getirdik!
Uzman konuğumuz Harvardlı astronom Dr. Bülent Kızıltan anlatıyor, biz dinliyoruz!
Kazana bas, porsiyonu indir!
bk_logo_blog1


Bölüm 8: Biyolojik Saatler

Ilya Piskovic tıp fakültesine henüz o sonbahar başlamıştı. Haftalık yövmiyesi ancak yol parasını karşıladığı için annesinden yadigar piyanosunu tam 200 rubleye satmış, postallarının uzun kışa dayanamayacağından korktuğu için de okulun hemen yakınında çok da matah olmayan ve sıvaları dökülen bir ev tutmuştu. Ilya’nın bütün bu hazırlıkları yapmasına hiç gerek yoktu, çünkü o kış en hürmet ettiği hocalarından biri O’nu 127 gün boyunca ışık görmeyen bir mağaraya kapattı.

Literatürde ‘mağara deneyi’ olarak anılan bu deneyin sonuçları, 1974 yılında bir makale olarak yayınlandı. Sonuçlar deneyin kendisinden de dehşetengizdi: insan vücudunda, ışıkla senkronize olsa da ondan bağımsız olarak süregiden içsel bir döngü vardı. Vücudumuzdaki bu biyolojik saat mekanizması tam 25 saate kuruluydu ve mağaralara kapatılsak, zincirlere vurulsak, Mars’a dahi ışınlansak günlerimiz 24 saate yakın işleyecekti.
Bu hafta konuğumuz, doktora çalışmasını biyolojik saatler üzerine yapmış, şimdi de retina biyolojisi araştırmalarına Harvard Tıp Fakültesi’nde devam eden Doktor Didem Göz! 
Tıp öğrencilerinin kapatıldığı mağaralardan meyve sineklerinde yapılan çalışmalara; gözleri oyulan serçelerden beynimizdeki suprakiazmatik çekirdeğe (SCN) Doktor Göz ile gözün, ışığın ve biyolojik saatimizin hayatımıza etkilerini tartıştık. Bir doktorun uzmanlık alanı ve soyadı aynıysa, o doktor dinlenir!
 
Not: Ses miksaj kristalizatörümüz Banu Şahin’e 200 ruble ve sonsuz teşekkür borçluyuz! Bundan sonra sesimiz sana emanet.
Not 2: Ilya Piskovic hayal ürünüdür. 1974 mağara deneyleri gerçektir.
 
 
Kazana bas, porsiyonu indir!! 

Untitled
 


 

 

Bölüm 7: Takım Ruhu

Dedektif Aysu omuzlarını silkti, döpiyesini dikkatlice asmış olduğu sandalyeyi kendine doğru çekti. “Teşkilatın yeniyıl kutlamasına tam 20 dakika var ve bunu kaçırmayı asla istemem. Yan odadaki ödlek arkadaşın ötmeden bu meseleyi burada halledelim, ha? Sen de, ben de biliyoruz; suçu itiraf et ve bu akşam karına güzel bir buket yaptırıp evine dön”.
İlker dudaklarını ısırdı. Karısı yoktu ama buket yaptırmak güzel bir fikirdi. Alp’i satmak ve kodesten kurtulmak da güzel fikirlerdi, zaten Alp’i umursadığı yoktu. Suçu itiraf eder ve Alp sessiz kalırsa, hiç ceza almadan kurtulabilirdi, Alp ise en az 10 sene yerdi. Suç önemli değildi. Alp de. En mantıklısı ötmek olacaktı, dedektifin odayı parselleyen ağır aksak adımları birden durdu. Matkap gibi delici bakışları İlker’e yoğunlaşmıştı.
“Cevabım hayır”, dedi, İlker. “Konuşmayacağım”.  Dedektif sıkı bir küfür savurdu. İlker neden sessizliği ve kodeste kalmayı seçmişti?
Sebebini bu bölümde, tutsak ikilemi teoreminin evrimsel açılımında öğrenebilirsiniz!

Dört aylık fetret devrinden sonra bilim ateşini tekrar harlıyoruz! Bilim Kazanı’nın sezon açılışında ekibin yeni daimi üyesi Alp Sipahigil ile birlikte üç silahşörleri oynuyor, takım ruhu’nun biyolojik ve evrimsel mekanizmalarını tartışıyoruz.
Hayatta kalmak ve kendini çoğaltmak sürekliliğin temeliyse, herhangi bir organizma kendini grubun diğer üyeleri için niçin feda eder? Çatışmalarda neden ön cephelere gider?
Genin bencil olduğu bir dünyada, fedakarlık neden var?
Komünal yaşantının kitabını bizden milyonlarca yıl önce yazmış olan arılar da hısım akrabayı korur mu?
Ve goril Koko hala ağlıyor mu?
Hepsi kaportayı cilalatan Bilim Kazanı’nın yepisyeni yedinci bölümü Takım Ruhu’nda!
KEPÇE. IS. BACK.
Kazana bas, porsiyonu indir!!

Untitled


Bölüm 6: Kuantum!

Kuantum fiziğinin sır perdesi, Harvard Üniversitesi Fizik departmanından jet transferimiz Alp Sipahigil ile aralanıyor! Newton’un borusunun ötmediği galaksilerden atom altı parçacıklara, çift yarık deneyinden çakma elmas döner sermayesine, bilgisayar dünyasındaki fetret devrinden Kanarya adalarındaki foton TELEPORTASYON deneylerine, Alp sayesinde elimize yüzümüze bulaştırmadığımız, kuantum dünyasından alnımızın akıyla çıktığımız yeni bir bölüm ile karşınızdayız! Kuantumu kişisel gelişim ve şifa raflarında aramayın, Bilim Kazanı’nda dinleyin!

Not: Alp’in yalancısıyız.

Kazana bas, porsiyonu indir!!

Untitled



Okumaya devam et

Bölüm 5: Seksin Evrimi

Tabular yıkılıyor, ayıplar bozuluyor! Bilim Kazanı Türk aile yapısını muhafaza etmeye yönelik yasaları hiçe sayarak bu bölüm KADIN, ERKEK ve SEKSİN EVRİMİNİ konuşuyor! Virüslerden insanlara kadar canlı-cansız herkes neden seks yapıyor? Alis’in Harikalar Diyarı’nda neler oluyor? Bağışıklık sistemi neden sekse muhtaç? Peki seksen milyon yıldır sekse tövbe etmiş Bdelloidler’in sırrı ne? Terliksi hayvanın Kama Sutra’sı neden bizimkine yüz basıyor? Doğada hakim iki cinsiyet olmasının sebebi ne? Yumurtasına kavuşmak isteyen spermler hangi çılgınlıkları göze alıyor? Torpido penisli ahtapotlar, sado-mazocu tahtakuruları, padişah kandıran sahte harem ağaları ve bir yastıkta kocamak için ter koklayan, feromonlu deodoranttan medet uman biz insanlar!

Hepsi ve daha fazlası için beşinci kez Bilim Kazan, Biz Kepçe!

Kazana bas, porsiyonu indir!!

Untitled



Okumaya devam et

Bölüm 4: İnsan

Nasıl insan olduk? Biz sorduk, Harvard’da popülasyon genetiği ve evrim alanlarında çalışan Dr. Ömer Gökçümen yanıtladı!

Neandertal kuzenlerimizden, ter bezlerimize…

Koca kafalılığımızdan, amilaz enzimlerine…

Eski matematik olimpiyatçısı İlker’in dev hesap hatasından,

Türk erkeklerinin İtalyan erkeklerine olan yakın akrabalığına… yine egonuzu okşayacak, ufkunuzu dağıtacak, bol muhabbetli bir Bilim Kazanı bölümü daha.

Kazana bas, porsiyonu indir!!
Untitled


Okumaya devam et

Bölüm 3: Şişmanlık

‘Neden kilo alıyoruz?’ dedi Aysu. Dr. Kıvanç omuzlarını silkti, ‘Doğru soru..’ dedi ve doğruldu, ‘Doğru soru şu, neden kilo almıyoruz?’.

Uzaktan İlker’in kesif ve hüzünlü kahkahası duyuluyordu. Mayaladığı lokma hamuru tutmamıştı.

Kilo almanın ve vermenin metabolizması, şişmanlığın nedenleri, yağ dokusunun evrimi, obezite ile gelen diğer hastalıklar, şekerci Otto, Paleo/Dukan/Atkins/Karatay ve bilimum bikini diyetleriyle ilgili şok gerçekler ve Dünya alemin bayıldığı Türk doktor, kadirşinas insan Dr. Kıvanç Birsoy’la diyabetten kansere, cimri genlerden popüler diyetlere, tutmayan maya hamurumuz kadar cıvık bir muhabbet. Hepsi Bilim Kazanı’nın 3. bölümünde!

Kazana bas, porsiyonu indir!!
Untitled



Okumaya devam et

Bölüm 2: Rejenerasyon

Kol kesilir, yen içinde kalır! Rejenerasyon nedir? Kertenkelenin kopan kuyruğu geri çıkar da, insanın kesilen kolu bacağı geri çıkmaz mı? (Çıkmaz) (Ama çıkacak!).
Wolverine’den Sokollu Mehmet Paşa’ya, Örümcek Adam’dan blastema ve kök hücrelere… Hücre/doku/organ yenilenmesini öğrenmek, ölümsüzlüğün sırrına erişmek ve yine dopdolu, heyecanlı ve aksiyonlu bir yarım saat geçirmek için buyurun, Bilim Kazanı’nda yüksek ateşte pişmeye devam edin!

KuzeyDoğa Derneği ‘ne bir göz atmayı da unutmayın!

Kazana bas, porsiyonu indir!!
Untitled


Resimler:

salamander_0002 salamander_0003
Okumaya devam et

Bölüm 1: Motivasyon

Aysu Uygur ve İlker Öztop, Bilim Kazanı’nın ilk bölümüyle karşınızda!
Her bölümde ilgimizi çeken bir konuyu ele alıp bilimsel yönünü inceleyeceğimiz cep yayınımızın siftahını motive olmak isteyenlerle yapıyoruz.
Motivasyon! Biyolojisi! Dopamin! Kumar! Kokain! Facebook! Fareler…….ve İnsanlar!
İyi dinlemeler.

Kazana bas, porsiyonu indir!!
Untitled


Okumaya devam et