Bölüm 38: Kütleçekimsel Dalgalar

Grav

Geçen hafta anons edilen kütleçekimsel dalga deneyleri, bilim dünyasında ve elbette sosyal medyada çılgınca bir sevinç dalgası yarattı. Peki bu kadar gülünecek ne vardı?

LIGO deneyi sayesinde varlığı teorik olarak öngörülen kütleçekimsel dalgalar bilim tarihinde ilk defa tespit edildi. Bundan 1.5 milyar yıl önce biri 36 diğeri 29 güneş kütlesinde iki karadelik çarpışmış, bu çarpışma ile uzay adeta jöle gibi titremiş, bu dalgalar dünyamızın bulunduğu uzay-zaman koordinasyonuna kadar gelip, LIGO enstitüsünde geçtiğimiz hafta tespit edilmişti. Ne tesadüftür ki, milyarlarca yıllık evren tarihçesinde insanlık bundan sadece 100 sene önce kütleçekimsel dalgaların varlığını Einstein’ın çalışmalarıyla öngörmüş, en az Einstein kadar önemli yüzlerce bilim insanı bu dalgaların tespiti için 50 sene önce LIGO enstitüsünün temellerini atmıştı.

Bu, kozmik olayları kütleçekimsel dalgalar sayesinde takip edebileceğimizi anladığımız ilk gözlem mi? Evet. Son olacak mı? Elbette hayır! Kütleçekimsel dalgalar, bize evrenin geçmişi ve işleyişine dair bugüne kadar erişemediğimiz keskinlikte gözlemler verecek.

Evrene dair algımızın kapıları kırılarak açılıyor! Bilim Kazanı’nın 38. bölümünde bu heyecan verici gelişmeyi Sabancı Üniversitesi fizik bölümü profesörü, Türk Astronomi Derneğinin eski başkanı ve Bilim Akademisi Derneği başkanı Prof. Dr. Ali Alpar ile konuştuk.

 

Sinyal ve karadelikler
LIGO deneyinde ölçülen, zaman içerisinde frekansı değişen kütleçekimsel dalga sinyali. Sinyalin frekansı iki karadelik birbirine yaklaştıkça artıyor ve birleştiklerinde de sinyal yok oluyor. Dalganın sesini buradan dinleyebilirsiniz.

Kazana bas, porsiyonu indir!bk_logo_blog1

Kaynakça:

B. P. Abbott et al. (LIGO Scientific Collaboration and Virgo Collaboration) Phys. Rev. Lett. 116, 061102 (2016)

Bölüm 37: CRISPR Genom Mühendisliği

jurassicParkImage.pngSadece biyolojik bilimler için değil, tüm bilim camiası için son zamanların en heyecan verici ve paradigmaları değiştiren buluşu, CRISPR-Cas9 genom mühendisliği teknolojisi oldu.

CRISPR-Cas9, son yıllarda geliştirilen bir genetik müdahale teknolojisi. Bu yeni sistem sayesinde, canlıların genetik materyalini son derece hızlı, kolay, ve hata payını çok aza indirerek değiştirebiliyoruz, kesip biçebiliyoruz. 10 bin yıl önce soyu tükenen mamutları geri getirebilecek, insan embriyolarında genetik düzenlemeyi mümkün kılabilecek, kudretinden sual olunmaz ve kamyon kamyon etik tartışmalara gebe CRISPR teknolojisinin neyin nesi olduğunu sizler için tartıştık, uzman konuğumuz eski Bilkent’li, şimdi University of Massachusetts doktora ögrencisi Mehmet Fatih Bölükbaşı’nın da yardımıyla genetiğin ABC’sinden başlayarak anlattık.

Çok değil, birkaç sene sonra siz arka bahçenizde otlayan mamutu kovalamaya çalışırken eve giren T-Rex’in gümbürtüsünden jöleleri hoplayan çocuklarınız ağlamaya başladığında, ‘CRISPR gümbür gümbür geliyordu, Bilim Kazanı’nı dinlemedim’ diye sızlanmayın. Şimdi dinleyin. Genetiğinizi iyi bilin. Çok geç olmadan.

Kazana bas, porsiyonu indir!bk_logo_blog1

BONUS:
CRISPR/Cas9 sistemini bakterilerde kesfedip bir genomik muhendislik araci olarak gelistiren arastirmacilardan Jennifer Doudna (University of California San Francisco), bu teknolojiyi ve bu teknolojinin olasi kildiklariyla aramizdaki etik iliskinin nasil sekillenmesi gerektigini anlatiyor.

Özel Bölüm: Oystir.com

images

[scroll down for English description]

3 senedir Bilim Kazanı’na sayısız bilim insanını davet edip, akademik bilimi günlük hayat ile buluşturan ekibimiz, bu defa günlük hayatı akademideki bilimcilerimizin ayağına getiriyor!

Oystir, doktora ya da doktora sonrası araştırma yapan akademisyenlere çalışma hayatına akademi dışında devam etmeleri için gereken kaynakları sağlayan ve endüstrideki işverenleri akademisyenlerle buluşturan bir site. Bize ne ola ki? diyebilir, bu bölümü dinlemeden atlayabilirsiniz.

Bizi dinleyen akademisyenler ise, www.oystir.com sitesinden kendilerine ücretsiz bir hesap açtırabilir, ve nereden başlamaları gerektiğini bu bölümde Oystir.com’un kurucularından Zach Marks’ın kendisinden dinleyebilirler.

Zach Marks’ın akademide hapsolmuş ruhlar için yaptıkları o kadar çok hoşumuza gitti ki, kendisiyle hemen bir bölüm kaydediverdik- reklam değil, tabii ki reklam olmasını ve bu işten para kazanmayı, bu satırları sizlere Hawaii Waikiki Beach’te yazıyor olmayı tercih ederdik. Ama 3 senedir kaynayan kazanda bir defa da akademideki arkadaşlarımıza birşeyler pişsin istedik. Oystir şimdilik sadece Amerika’daki iş imkanlarını kapsıyor. Kayıt ingilizce, Türkçe transkript de ekte (sayfanın aşağısına doğru inebilirsiniz)!

Herkese kendi yolunu akademi içinde veya dışında çizerken bol şans diler, bu bölümün de bir başlangıç noktası olmasını dileriz!

 

I

ENG

For the past 3 years as Bilim Kazani we have been aiming to bridge the gap between academic science and the general public. We’ve decided that today, we will shift gears and help some academics get on that bridge and escape out into the real world!

Airing on our show this episode is Oystir.com co-founder Zach Marks, who will be sharing with us the story behind oystir.com and how you can benefit from the service to find non-academic jobs. The show will be more relevant for current PhD students or post doctoral researchers, and you can sign up at www.oystir.com to begin browsing.

We should mention that this is not an advertorial content- of course, we wish it were, so that we could be typing this on Waikiki Beach/ Hawaii. We were simply impressed with this new resource available to academics, we believed it solved an important problem, and wanted to pay back to academia after 3 years.

Enjoy our first English episode ever published!

Okumaya devam et

Bölüm 36: Işığı Sıkıştıran Adam

meteAtatüre

6 aylık ataletimizi attık, bilime kaldığımız yerden devam ediyoruz!

Işığın gürültüsü nedir? Nasıl azaltılır? Süper atom ne işe yarar? Kuantum seviyesindeki problemlere kafa yorarak Türkiye’nin gürültülü politik gündeminden dışarıya ışınlanmak isterseniz, size elimizdeki en iyi parça olan Işığı Sıkıştıran Adam’ı veriyoruz.

Cambridge Üniversitesi fizik bölümünden Prof. Dr. Mete Atatüre, son 1 aydır Türkiye’deki bütün büyük gazetelerde ışığı sıkıştıran adam olarak tanıtıldı. Uzun süredir çözülemeyen bir problemi çözmesiyle kuantum fizik camiasının, Kurt Cobain’e olan fiziksel benzerliğiyle de genç kadınların ilgisini üzerine toplayan Dr. Atatüre, tam olarak ne yaptığını Bilim Kazanı’nda dinleyenlerle paylaşıyor. Dr. Atatüre’nin beynini rehin alıyor ve  yayınlanan son makalesi, laboratuvarında yürüttüğü diğer araştırmaları ve akademisyen hayatı hakkında sohbet ediyoruz!

Kazana bas, porsiyonu indir!bk_logo_blog1